Ben Ölürsem

Çocuk, canından çok sevdiği annesine sarılmıştı herzamanki gibi. “Anneciğim ben senin kadar kimseyi sevemem asla” dedi gülerek. Annesi ise şefkatle baktı çocuğunun yüzüne. -“Bu söylediğimi hiç unutma. Bir gün ben ölűrsem eğer, işte ozaman birini benden daha fazla sevębilirsin küçük delikanlı diye karşılık verdi. Çocuk aklına kazıdı o anı. Büyüdü, evlendi ve kırklı yaşlara geldiğinde annesini kaybetti. İki akşamda bir elini öpmeye gittiği gibi bu adetinden vazgeçmedi hiç. Bu defa mezarında ziyaret etmeye başladı.

Yıllarca bu durum böyle devam etti. Küçük dęlikanlı artık büyümüş, altmış yaşına gelmişti. Ve iki günde bir gittiği anñesinin mezarında, -“Bak ąnne sen haksız çıktın işte. Sen őldűn ama ben seni sevmekten hiç vazgeçmedim. Kimseyi senden fazla sęvęmedim diye gözyaşı dökmüştü. Evine vardığında posta kutusunda bir mektup gördü. Tam kırkbeş sene öncesinden kendine yazılmış bir mektupta bu. O günden bu güne postalandığını gördüğünde okadar şaşırmıştıki. Ve annesinin yazmış olduğunu anlayınca yüreği titredi. Daha mektubu açarken gözyaşlarına boğuldu. Her satırını sindire sindire okudu sonra. Mektupta ise şöyle yazıyordu. “Bir evlat