Yeterki Dürüst Ol

1485

Salih Amca ikindi namazını kıldığı camiden çıkarken çok üzgündü. Çünkü işi bozulmuş hiç parası kalmamıştı. Halbuki çocukları evde yiyecek bekliyorlardı.

Ne yapacaktı?.. Üzüntü ile yürürken, gözüne bir cüzdan ilişti. Hemen eğilip cüzdanı aldı. İçindeki paranın binlerce liradan fazla olduğunu görünce sevindi. Artık çocuklarının istediklerini alabilirdi. Ama bu sevinci çok sürmedi. Bir başka düşüncedir aldı onu. Diyordu ki: — Ben şimdi namazdan çıktım. Nasıl olur da başkasına ait bir parayı alır, evime götürebilirim? Haram para­dan çoluk çocuğuma nasıl yedirebilirim? Salih Amca, düşünceye daldı.

Bir adım gidiyor, yine duraklıyordu; bir türlü ilerleyemiyordu. Daha fazla gidemedi, geri dönüp cüzdanı bulduğu yere geldi. Baktı ki bir adam orada birşeyler arıyor. Ne aradığını sordu. Adam da: — Sorma birader, buraya cüzdanımı düşürmüştüm, onu arıyorum. İçinde çocuklarıma alacağım şeylerin parası vardı.

Bulamazsam çok üzüleceğim., dedi. Salih Amca hemen cüzdanı uzattı: — Bu mu yoksa? — Evet evet o! Allah razı olsun sen mi buldun? — Evet, ben buldum. — Niye geri veriyorsun öyleyse? Bak bulurken kimse de görmemiş. — Kimse görmedi, ama birinin görmesinden bir türlü kaçıramadım. — Kim o? —

Allah, Allah her şeyi görür, bilir. Melekler de yazar. Bu yüzden çocuklarıma haram para yedirmekten korktum. Allah bana başkasının hakkını nasip etmesin diye dua ederek geri getirdim. Adam birden gülmeye başladı: — Duan kabul oldu aziz dostum, cüzdan sende kalsın. Bu paranın hepsi senin, Hem de helâl olarak. — Nasıl olur?

— Ben zengin bir adamım. Dürüst bir adama iyilik etmek istedim. Ama adamın dürüst olduğunu nasıl bilebilirdim. Namazdan çıkınca içi para dolu cüzdanımı buraya kasten düşürdüm. Ben de geriye çekilip bakmaya başladım.

Az sonra sen geldin cüzdanı alıp götürdün, ama çok geçmeden geri dönüp sahibini aradın. Anladım ki, sen benim yardım etmek istediğim dürüst bir
insansın. Allah’a verdiğim sözü tutuyor, bu paranın hepsini sana hediye ediyorum. Al, güle güle harca.