Üç Kayserili Fıkrası

4390

Üç Kayserili kafadar bir gün ormanda gezintiye çıkmışlar ve orada kaybolmuşlar. Havada iyice kararmış. Bu arada uzakda bir ışık görmüşler ve oraya doğru yol almışlar. Oraya varmışlar ve kapıyı çalmışlar. Karşılarında aksi bir adam çıkmış.

“Amca bizi bu akşam misafir edebilirmisin, yolumuzu kaybettik” demişler. Adam bi bakmış bunların biri kel, biri kör, biride topal.
“Tamam sizi misafir ederim ama bir şartım var: sen kel kafanı kaşımayacan, sen kör gözünü silmeyecen, sen topal ayağını uzatmayacan. Yoksa misafir etmem” demiş aksi adam.
Bizim kafadarlar çaresiz kabul etmişler ve içeriye girmişler. Kel artık dayanamamış ve bir çare bulmuş. “Benim babam kalaycı idi” demis. “tencereleri böyle tutarak kalaylardi” diyerek kafasını bir güzel kaşımış.

Bu arada kör ise “benim babamda okçu idi” demiş ve “oku atmadan önce böyle terini silerdi” demiş ve “bu arada gözünü silmis” ve oda kurtulmus. Topal ise ayağını uzatarak şerefsizler he “Yalancıya bu gir..s..nmi” demiş. 🙂