Okyanus Hikayesi

4110

Bir gün okyanusta yol alan bir gemi kaza geçirerek battı. Gemiden tek bir kişi sağ kurtuldu. Kurtuldu kurtulmasına ama, azgın dalgalar adamın üstüne geliyordu ve artık ne tarafa yüzeceğini şaşırmıştı. Adam artık yüzmekten yorulmuştu ve kolunu kaldıracak hali kalmamıştı. Gözleri kapalı ve bitkin halde denizin üzerinde bir ağaç gövdesi gördü ve son gücüyle o ağaç gövdesini sıkı sıkı tuttu ve artık ölümün yaklaştığını hissediyordu.

Birden O kadar çok üşümüştüki, parmaklarını artık hissedemiyordu derken ağaç gövdesinin üzerine kendisini bıraktı. Dalgalar bu adamı küçük, ıssız bir adaya kadar sürükledi. Adam ilk günler kendisini kurtarması için Allah’a yakardı ve yardım bulurum umuduyla ufka baktı. Ama ne gelen oldu, ne giden…

Daha sonra şiddetli fırtınadan, yağmurdan ve vahşi hayvanlardan korunmak için etrafta topladığı ağaç dallarından ve yapraklardan kendisine güzel bir kulübe yaptı. Adam o kadar çok acıkmıştı etrafını gezindi ve sonunda gemide savrulan konserve, pusula gibi eşyaları toplayarak yapmış olduğu kulübesine getirdi. Günler hep aynı şekilde geçiyordu. Balık avlıyor, pişirip yiyor ve ufku gözlüyor, kendisini kurtarması için Allah’a dua ediyordu. Bir gün adanın diğer tarafına tatlı su getirmek için yola çıktı, geri döndüğünde ise kulübesinin alevler içinde yandığını gördü.

Duman dans ede ede göğe yükseliyordu. Başına gelebilecek en kötü şeydi bu. Keder ve öfke içinde donakaldı. Kulübesi ve içindeki bütün malzemeleri yanmıştır. Şimdi bu ıssız adada, başını sokabileceği bir kulübe bile kalmamıştı. “Allah’ım, ben ne yapacağım şimdi?” diye feryat etti. O geceyi keder ve üzüntü içinde geçirdi. O kadar dua ettiği halde, başına bu olay geldiği için sitemler etti.

Kumsalın üzerinde ağlayarak uykuya daldı ve ölümü bekledi. Ertesi sabah erken saatlerde, adaya yaklaşmakta olan bir geminin düdük sesiyle uyandı! Hemen ayağa kalktı ve gemi adaya doğru yaklaşıyordu. O kadar çok sevinçliydi ki, sevincinden adeta kumsalın üzerinde zıplıyordu ve ellerini kaldırıp avazı çıkıncaya kadar bağırdı. Yardım edinn.. Yardım edinn.. diye. Ve gemi adaya demir attı. Geminin kaptanı ve personelleri sahile indi ve adam koşarak, kaptana sarıldı. Allahım sana şükürler olsun diye hüngür hüngür ağladı. Merağından kaptana sordu “Benim burada olduğumu nasıl anladınız?”. Cevap onu hem şaşırttı, hem de utandırdı: “Dumanla verdiğiniz işareti gördük!” dedi.