Nefesimle Isıtayım Ellerini

O zamana kadar her istedikleri olmuş,her türlü şatafatı ve lüksü görmüşlerdi zenginliklerinden dolayı… Buda fazlasıyla şımartmıştı zengin çifti… Tabi herşeyi tamam olsa insan insan olmazdı. ALLAH onlarada bir evladın eksikliğini yaşatmış, hertürlü tedaviyi deneselerde birtürlü evlat sahibi olamamışlardı. Kırklı yaşlara geldiklerinde ise en son çare bir çocuğu evlatlık edinmek istemişlerdi…

Kimsesizler yurdunun kapısını çaldıklarında alışageldikleri gibi en iyisine sahip olmak istemişlerdi yine … Çocukların arasından en güzel gözlü, en güzel saçlı ve en tatlı olanı seçmeye çalışmışlardı… En sonunda dünyalar güzeli bir kız çocuğu gördüler. Tüm çocuklar kimsesizler yurdundan kurtulup aile sıcaklığına kavuşmaya çalışıp kendini beğendirmeye çalışırken çifte, isminin Kader olduğunu öğrendikleri kız, bir köşede mahsun mahsun pencereden bakıyordu… – “Bu olsun” – dediler yurt müdürüne, kaba bir tabirle… İlk iş olarak ise, ismi değişecekti çocuğun. – “Kader diye isimmi olurmuş? Ne kadarda sıradan. Su olsun adın. Hem güncel isimlerden. Hemde sıfatına yakışıyor. Su gibi güzel -” dediklerinde küçük kız ağlamaya başlamıştı.-“Ama ben adımı seviyorum. Ne olur almayın onu benden-” desede dinlemediler… Lüks köşklerine getirdikleri çocuk daha ilk dakikada