Meşhur Cimri

Çok zengin bir köylüydü, ama cimriliği meşhurdu. Dolmuş parasını vermemek için yürüyerek, ayakkabıları eskimesin diye yalınayak kasabaya giderdi. Kahvede kolay oturmaz, bir daha ki sefere o ısmarlamak zorunda kalabilir diye, kimsenin çayını içmezdi. Kimseye sadaka vermez, dilencileri yanından kovardı.

Kısaca kesesi çok zengin, yüreği çok fakir bir adamdı. O gün kasabanın pazarıydı. Çok sıcak bir gündü. Fakir bir adam onun yanına yaklaşır. “Efendim, Allah rızası için bir sadaka, bir ayran parası,içim yanıyor” der. Cimri adam der ki;