Kabuk Bağlamayan Yara

ifşa etmek istemiş ve gömünün yerini göstermiş.Ve birlikte kazmışlar. Bir büyük sandık çıkmış kazdıkları yerden…

Amaçları içindeki altınlarla, padişahın karşısına büyük bir ordu toplamakmış ve ona savaş açmakmış. Sandığı açıp baktıklarında ise bir kağıt bulmuşlar sandığın içinde.Şöyle yazıyormuş o kağıtta.-“Bu kağıdı okuyorsan, Seninle dostluğumuz bozulmuş ve beni sırtımdan vurmuşsun demektir.Nice dosta sırrımı açıp,sonra da darbe yediğim için tecrübe kazandık artık.Gerçek dost araları bozulsada sırrı saklayandır.Sana bahsettiğim kabuk bağlanmayan yaramda, beni nereden vurduysan tamda oradadır… -”
Yazar Suat Özge