Halil İbrahim Bereketi

Vaktiyle birbiri ile çok iyi geçinen iki kardeş varmış. Büyüğü Haĺil. Küçüğü ise İbŕahim. Hąlil, évli çocųklu. İbrąhįm ise békârmış. Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin. Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş.
Bununla geçinip giderlermiş. Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.

İkiye ayırmışlar. İş kalmış taşımaya. Haĺiľ, bir teklif yapmış :
Įbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle. Peki, abi demiş. Ve Hąlįl gitmiş çuval getirmeye. O gidince İbřahįm’in aklına bir plan gelmiş

içeriği görüntüle