Etme bulma dünyası

7625

Kadının birisi kayınpederini evde görmek istemeyip huzursuzluk çıkarıyor. Bir gün kocasına:
– Bey… bey.. Bıktım artık. Bir gün göremedim. Gençliğim gidiyor. Ya ayrılalım, babanla kal., ya da al babanı götür bırak biryere. Yoksa ben gidiyorum.
-Ne diyorsun hanım, o babam benim; öldüreyim mi, atayım mı? Kimi var bizden başka ona bakacak, dese de karısı ısrarda ısrar ediyordu.
Adam baktı olacak gibi değil babasını ıssız bir ormana bırakmaya karar verdi.

Yanına oğlunu da alarak yola koyulurlar. Babasına da:
– Baba, torununla beraber ormana oduna gidiyoruz, istersen sen de gel” der. Baba gelinin dırdırını dinlemektense onlarla beraber ormanın yolunu tutar..
Ormanın içine girip bir müddet gittikten sonra, babasına:
– Baba sen burada biraz dinlen. Bizde odun toplayalım, der ve oradan ayrılırlar.
Odun toplamadan, babasını orada bırakarak dönerler.

Yolda oğlu:
– Dedemi almadık baba.
– Dedeni oraya bıraktık. Artık ihtiyarladı orada kalacak.
Torun ısrar eder:
– Dedemi isterim… . En sonunda babasına ne dese desin fayda etmeyeceğini anlayan çocuk:

– Baba, sen ihtiyarladığında ben de senin gibi seni getirip ormana mı bırakacağım? der demez adamın aklı başına gelir.
Babasını almaya karar verir. İhtiyar, kendisini almak için yoldan geri dönen oğluna:

– Evlâdım, sen beni bırakıp gidemezsin. Çünkü ben babamı bırakmadım. Ölünceye kadar hizmet ettim.
Adam babasını alıp eve getirir.
Ve babası der ki; Oğul «Bu dünya etme-bulma dünyası». Sen ne yaparsan sana da onun aynısı yapılacak.