Elma

Her çocuk gibi annesinin makyaj malzemelerini karıştırmak okadar hoşuna gidiyorduki.O günde fırsatını bulup yüzüne gözüne ruj sürüp, odayı karmakarışık etmişti… Annesi çığlık çığlığa odaya girince, babasıda kapının eşiğinde katıla katıla gülmeye başlamıştı olanlara… – “Ben sana demedimmi büyüyünce süreceksin onları diye.-“diye başlayan bağırışmayla, küçük Filiz’in babasına koşması bir olmuştu…

Annesinin öfkesinden birtek babasının kucağında korunabiliyordu. Ve annesi söylenmeye devam ederken, babasının gülümsemesiyle onu kucaklaması ve bahçeye koşması öyle hoşuna gidiyorduki? Sonra yine aynı sorularla işten yorgun gelen babasını iyice bıktırıyordu.-“Ben ne zaman büyüyeceğim baba? Ne makyaj yapmama, ne arkadaşımda kalmama izin veriyorsunuz? Ben büyümek istiyorum biran önce-” diye tekrarlayarak babasıni bir cevap vermeye zorluyordu her günki gibi… Babası ise biraz düşünüp, – “Hani senin çok sevdiğin elma dersem çık, armut dersem çıkma oyunu varya. Hani sen hep elma demeyi sevdiğin oyun… İşte bir gün sen elma dediğinde