Ellerinde Beyaz Mendil

Ayşe’nin halden anlamaz babası başlık parasında direnince, iş güç olmayan köyde Mustafa’ya İsviçreye gidenlere katılmak kalmıştı… Ayrılık acısı daha bir gece önce ikisininde yüreğine oturmuş, uyuyamamışlardı biran bile. Ayşe sabah erkenden hazırlandı sözlüsünü istasyondan yolcu edebilmek için.En sevdiği peynirli böreği bir saat içinde yolluk olarak yapmış, tepsinin içine de, yari gurbette koklasın diye yazmasını koymuştu…

Köyün orta yerinde toplanan ahali, gurbete gidenleri yolcu etmek için hazır bekliyorlardı. Genç kızların, evli kadınların ellerindeki beyaz mendilleri sallarlarken, gözyaşları yanaklarına düşüyor ve sevdiği adamları, eşlerini gurbete gönderdikleri için ağlama sesleri bir uğultuya dönüşüyordu… Ayşe bir elinde tepsisi ve bir elinde beyaz mendiliyle göründüğünde, Mustafa’nın içini garip bir korku kaplamıştı. Beyaz mendil o yörede gurbete gidenlerin arkasından sallanırdı. Ve sevdiğine sadakati anlatırdı. Uzun uzun baktı beyaz medile Mustafa… Sonra Ayşe yanına gelip börek tepsisini uzatmış, sonrada edep ve hayadan iki elinin parmaklarını tutup ayak ucuna bakmaya başlamıştı… Söz verdiler, yeminler ettiler ne olursa olsun sadık kalacaklarına dair. Tren kalktığında