Eksik

Oğlunun amansız hastalığına üzüldüğü yetmiyormuş gibi bir de ödeyemediği hastane masrafları durumunu büsbütün çıkmaza sokmuştu. Haftalardır üzerine sinen hastane kokusundan bir an kurtulmak için, dışarı çıkıp ne kadar uzaklaştığını, nereye gittiğini bilmeden,uzun uzun yürüdü o gün. Bir çare arıyor gibiydi.Gözleri anlamsızca etrafa bakarken, epeyce yürümüş yorulduğunu hissetiğinde bir otobüs durağında oturmuştu.

On dakika kadar sonra üzeri başı yırtık,garip haraketleriyle dikkatini çeken , deliyi de andıran, bir ihtiyar gelmişti yanına.Sağa sola bakıp, ellerini yukarı kaldırıyor,sonra yüzüne sürüp tekrar bir iki adım atıp, aynı şeyleri yapıyordu sürekli.Sonra birden durakta oturan adamın yanında durdu.Ve birkaç saniye izledikten sonra “Bir simit karşılığı dua etmemi ister misin sana?Dua edeyim mi?Söyle edeyim mi?”dediğinde,