Çoban Hafize

Alel acele arabamı parkedip, şirkete doğru yürümeye başladığımda çantamı unuttuğumu farkedip geri döndüğümde, otoparkın girişinde rastladım ona. Belki yaşı seksenin üzerinde ihtiyar bir nine ağlamaklı sesiyle bana yönelip, “-Beni yalnış anlama oğlum. Ben dilenci değilim. Şehre bir hasta ziyaretine geldim. Dönüş yolunda paramı çaldırdım. Şimdi ne yapacağımı bilemez halde böylece kaldım.

İnan olsun geceden beri sokaktayım-” diye sözlerine devam ederken sıkılarak baktım saatime ve fazlasıyla geç kalmışlığın acelesiyle,” – Anladım teyze, anladım” deyip cüzdanımdan bir miktar para çıkatıp uzattım yaşlı kadına. Baştan aşağıya süzmüştüm parayı uzatırkende. Eski püskü giyimli, elbisesinde birçok yama bulunan bu yaşlı kadına inanmamıştım esasında. “-Numara yapıyor-” diye düşündüm ve teşekkür etmesine bile fırsat vermeden arkamı dönüp giderken,-” seslendi. Dediki oğul