Çirkin Çocuk

Bir koşturmadır gidiyordu yine köyde… Bakkalın buğu yapan camını sildiğimde Salim beyin atıyla köy meydanına geldiğini gördüm.Yörede ünlü”bey” sülalesinin tek varisiydi Salim bey.Çocuklar her bayram olduğu gibi etrafına toplanmışlar, İstanbul gezisine götürülecek çocuk kafilesine alınabilmek için en güzel kıyafetlerini giymişler,küçük kız çocukları saçlarını en güzel şekilde örüp , erkek çocukları ise taramışlardı.Salim bey kimi beğenirse onu seçer, bir otobüse doldurup İstanbula götürürür ve şehri gezdirirdi…

Bakkalın duvarına yaslanmış ve az ilerideki şamatayı izleyen bir çocuk gördüğümde,
-“Hadi len…Sende getsene… Salim bey senide görürüverir bakarsın-” dedim gülümseyerek. Omuz silkmesini ve öte yana doğru hüzünle bakmasını anlayamamıştım.Sonra onu kolundan tuttuğum gibi diğer çocukların arasına götürdüm. Köydeki tek bir ailenin dahi çocuklarını İstanbula götürecek paralarının olmadığı bir gerçekti.Zaten beylerinin topraklarına ektikleri mahsülün ancak dörtte biri kendilerine kaldığından geçimlerini bile zor sürdürürlerdi… Salim bey gülerek baktı tüm çocuklara.. Ve,