Cebimde Yoktu

Doğuştan kalp yetmezliği hastasıydı Asiye. Yirmi yaşına kadar babasının götürmediği doktor kalmamıştı. Sekiz dönümlük arazinin hasadı elbette hiçbirşekilde karşılamıyordu tedaviyi.Yirmi üç yaşında artık hastalığı iyice ilerlemiş.Doktor ise artık kalp naklinde başka hiçbir yolun kalmadığını söylemişti. Sözlüsü Süleyman ameliyat için gerekli parayı biriktirmek uğruna civardaki en riskli kömür madeninde çalışsada kolay kolay toplanacak bir para değildi.Sözlüde olsalar muhitte sevenlerin evlenene kadar buluşmaları pek hoş karşılanmadığı için, adına ” sevgi taşı” dedikleri büyükçe bir taşın içine mektuplarını saklarlar ve karşılıklı koydukları mektupları kimseye belli etmeden müsait bir zamanda oradan alır ve okurlardı…

-“Mevlam şu kalbi benim bedenimde halketmiş Asiyem.Ama inan seninle bir atıyor.Kalbim sana aittir…O senindir… Baban Yaşar emmi düğüne he dediği gün koşarak geleceğim yanına… İşte o vakit bahar gelecek ömrümüze… -” Asiye sevinç gözyaşlarıyla okurken Sevgi taşının oyuğudan aldığı mektubu, defalarca da sinesine bastırmıştı. O an yüreği sıkıştı ve yine her heyecanlandığında olduğu gibi yığılıp kalmıştı olduğu yere…. Muhtarın arabasıyla şehre hastahane götürdüler hemen. Doktor artık beklenecek bir zaman kalmadığını söylediğinde ise, Yaşar bey eşine bakarak,