Bir Bardak Pirinç

Kapı çaldı. Bir çocuk bir su bardağı uzattı. İftara bir saat kadar vardı: Abla dedi, annem çorbaya koyacakmış bir bardak pirinç istedi.Tamam dedim, ama merak ettim. Sen kimin kızısın bakayım diye soruverdim. Üç ev aşağıda birileri taşınmıştı en alt kata. Orayı tarif etti. Pirinci verince de utandı sanki çekip hemen gitti. Ertesi gün aynı saatte aynı kız yine geldi. Aynı bardak aynı şeyleri söyledi. Para istese ya da koca bir tas ile gelse dilenci diyeceğim. Beni kandırıyor diye düşüneceğim . Ama bardak aynı, istenilen pirinç aynı. Verdim ama bu sefer bende seninle geleceğim dedim. Sokağa çıkmak da yasak bir an önce kimse görmeden varsak, vardık. Müsade isteyip evine girdim. Eskiden de bilirdim. Çocukken de girmiştim. Bir sofra vardı yerde.

Etrafında iki çocuk daha beklemekde. Oturmuşlar sadece turşu koymuşlar. Dört de kaşık var. Korku ile bana garip garip bakıyorlar. Annesi çıktı mutfaktan geldi yanıma. Zaten 1+1 olan evde oturacak tek yerde sofra. Hoş geldin abla dedi. Pirinç için teşekkür etti. Çocuklar siz oturun dedim annelerinden dışarı kadar gelmesini istedim. Hayırdır abla bu ne haldir? İki gündür bana gelip senin kız pirinç alıyor. Ama hep bir bardak, sonra gidiyor koşarak. Bunun üzerine kadın bir iç çekerek dedi ki: