Beni Bekleyen Var

Pandemi dolayısıyla uzaktan eğitimin başladığı günlerde, televizyonun dahi olmadığı köyde ne yapacağımı düşünmüştüm… Bir öğretmen olarak içim hiç rahat değildi. Ve bir gece başımı yastığa koyduğumda kararımı vermiştim. Ertesi gün küçük bir kara tahta yapıp sırtladım. Ve köydeki her eve tek tek gidip öğrencilerime ders vermeye başlamıştım.

Zaten en fazla sekiz hane, yirmi kadar çocuk vardı.Her yola çıktığımda ise o karlı havada sırtına bir çuval almış, titreye titreye, köprü tarafına giden, Sülo’yu görürdüm.Sülo, zeka seviyesi biraz düşük bir genç çocuktu.Okulada gelmiyordu bu yüzden.Annesi ölmüş babasıyla tek başına yaşıyordu görevli olduğum köyde. Bir gün Sülo’nun evine gidip babasıyla konuştum.Onada ders vermek istediğimi söyledim.-“İyi ya öğretmen bey sen bilin… Ama o her sabah köprüye doğru gider.Evde bağlasan bile durmaz heç-” dediğinde, hersabah Sülo’nun nereye gittiğini