Ben Çolak’ın Kızıyım

Ünzile o günde ağlayarak dönmüştü sokaktan. Evin merdivenlerine oturup, başını dizlerine yaslamış ve sessizce ağlamaya devam etmişti… Babası gelip küçük kızını avutmak isteyince, soğuk davranmıştı babasına. Sebebini sorduğunda ise, – “Neden iki kolunda yok? Sende normal bir insan olsan ne olurduki sanki?Arkadaşlarım bana çolak’ın kızı deyip dalga geçiyor.

Bıktım bana böyle seslenilmesinden-” demiş ve bu sözleriyle babasının yüreğini alęv alev yaktığını bilmeden,hıçkırıklara boğulmuştu yine. Babası ise yanıbaşına merdivenlere oturdu… Bahçede çamaşır asmakta olan eşini işaret etti göz ucuyla… -” Ne kadar güzel değilmi?. Onun kadar güzel ve iyi bir annen olduğu için mutlumusun kızım? -” diye sorunca küçük kız annesine baktı ve, – “Melek gibidir benim annem. O olmasa yaşamazdım herhalde.-“demişti. O an babasının yüreğinden şu cümleler döküldü.-