Anne Seni Çok Özlüyorum

Yine akşam karanlığında varmıştık mahalleye. Çukurkayalıklarda oynarken birçok defa düştüğüm için ayaklarım yine yara içinde kalmıştı. Arkadaşlarımdan ayrılıp eve yöneldiğine, annemin avlu kapısının önünde sinirle beni beklediğini gördüm. Daha önce defalarca uyarmıştı beni uçurumlarla dolu o yüksek kayalıklara gitmemem için. Fakat ozamanlar yaramazlık kanıma işlemiş gibi durduğum yerde duramıyordum. Korkuyla yaklaştım yanına. Arkasında birşey sakladığını hissetmiştim. Birkaç adım daha korkuyla yaklaştığımda, elini arkasından çekmiş ve bizim yörede “çıpçık” dediğimiz taze ve kırılması zor bir filiz dalı çıkarmıştı…

– “Anne vallahi birdaha gitmeyeceğim… -” diyecek olduğum an ise bana vurmaya başlamıştı. Her vuruşunda esnek filiz dalı vücudumda derin bir kızarıklık ve acı bırakıyordu. -“Ben sana birdaha o uçuruma gitmeyeceksin demedimmi? Yüreğimemi indireceksin benim sen? -” diye bağırıp çağırırken bir yandan gözyaşı döktüğünü görmüştüm. Babam evden koşup zor durdurmuştu annemi. Ben ise “-madem üzülüyor, bana neden vuruyor-” diye içten içe bu durumu sorgulamaktan kendimi alamamıştım. Belki vücudumdaki acıyla bir saat ağladım o akşam. Ve annemle küsmeye karar verdim bu yaptığından dolayı. Yaptığı yemeği yemiyor, bana laf atınca cevap vermiyor, annemle aynı ortamda bulunmamaya özen gösteriyordum… Hemen yanımızda evleri olan